Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramını Bayraklı’da emekçilerle birlikte kutladı.
Bayraklı Belediyesi Mustafa Kemal Spor Salonu’ndaki İşçi Bayramı kutlamasına Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, CHP Bayraklı İlçe Başkanı Cemalettin Alper, CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, DİSK 6 No’lu Şube Başkanı Emine Yılmaz ve yönetim kurulu üyeleri, belediye meclis üyeleri ve belediye çalışanları katıldı.
Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, konuşmasına Nazım Hikmet’in “Güneş’i içenlerin Türküsü” isimli şiirini okuyarak başladı. İşte o şiir;GÜNEŞİ İÇENLERİN TÜRKÜSÜBu bir türkü:-
toprak çanaklarda
güneşi içenlerin türküsü!
Bu bir örgü:- alev bir saç örgüsü! kıvranıyor;
kanlı; kızıl bir meş'ale gibi yanıyor esmer alınlarında
bakır ayakları çıplak kahramanların!
Ben de gördüm o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla güneşe giden köprüden geçtim!
Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
Ben de söyledim o türküyü!Yüreğimiz topraktan aldı hızını;
altın yeleli aslanların ağzını yırtarak gerindik!
Sıçradık; şimşekli rüzgâra bindik!.
Kayalardan kayalarla kopan kartallar
çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
Alev bilekli süvariler kamçılıyor şaha kalkan atlarını!
Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!
Düşmesin bizimle yola:
evinde ağlayanların göz yaşlarını
boynunda ağır bir zincir gibi taşıyanlar!
Bıraksın peşimizi kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!İşte: şu güneşten düşen ateşte
milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!Sen de çıkar
göğsünün kafesinden yüreğini;
şu güneşten düşen ateşten fırlat
yüreğini yüreklerimizin yanına at!
Akın var güneşe akın!
Güneşi zaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!
Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
Güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
toprak kokuyor bakır sakallarımız!
Neş'emiz sıcak! kan kadar sıcak,
delikanlıların rüyalarında yanan o «an» kadar sıcak!
Merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,
ölülerimizin başlarına basarak yükseliyoruz güneşe doğru!Ölenler döğüşerek öldüler; güneşe gömüldüler.
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!
Akın var güneşe akın!
Güneşin zaptı yakın.Üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!
Kalın tuğla bacalar kıvranarak ötüyor!
Haykırdı en önde giden, emreden!
Bu ses! Bu sesin kuvveti, bu kuvvet
yaralı aç kurtların gözlerine perde vuran,
onları oldukları yerde durduran kuvvet!
Emret ki ölelim emret!
Güneşi içiyoruz sesinde!
Coşuyoruz, coşuyor!..
Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor! Akın var güneşe akın!
Güneşi zaaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın! Toprak bakır gök bakır.
Haykır güneşi içenlerin türküsünü,
Hay-kır Haykıralım!
Editör / Ece İçmez
Bayraklı Belediyesi Mustafa Kemal Spor Salonu’ndaki İşçi Bayramı kutlamasına Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, CHP Bayraklı İlçe Başkanı Cemalettin Alper, CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, DİSK 6 No’lu Şube Başkanı Emine Yılmaz ve yönetim kurulu üyeleri, belediye meclis üyeleri ve belediye çalışanları katıldı.
Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, konuşmasına Nazım Hikmet’in “Güneş’i içenlerin Türküsü” isimli şiirini okuyarak başladı. İşte o şiir;GÜNEŞİ İÇENLERİN TÜRKÜSÜBu bir türkü:- toprak çanaklarda
güneşi içenlerin türküsü!
Bu bir örgü:- alev bir saç örgüsü! kıvranıyor;
kanlı; kızıl bir meş'ale gibi yanıyor esmer alınlarında
bakır ayakları çıplak kahramanların!
Ben de gördüm o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla güneşe giden köprüden geçtim!
Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
Ben de söyledim o türküyü!Yüreğimiz topraktan aldı hızını;
altın yeleli aslanların ağzını yırtarak gerindik!
Sıçradık; şimşekli rüzgâra bindik!.
Kayalardan kayalarla kopan kartallar
çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
Alev bilekli süvariler kamçılıyor şaha kalkan atlarını!
Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!
Düşmesin bizimle yola:
evinde ağlayanların göz yaşlarını
boynunda ağır bir zincir gibi taşıyanlar!
Bıraksın peşimizi kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!İşte: şu güneşten düşen ateşte
milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!Sen de çıkar
göğsünün kafesinden yüreğini;
şu güneşten düşen ateşten fırlat
yüreğini yüreklerimizin yanına at!
Akın var güneşe akın!
Güneşi zaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!
Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
Güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
toprak kokuyor bakır sakallarımız!
Neş'emiz sıcak! kan kadar sıcak,
delikanlıların rüyalarında yanan o «an» kadar sıcak!
Merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,
ölülerimizin başlarına basarak yükseliyoruz güneşe doğru!Ölenler döğüşerek öldüler; güneşe gömüldüler.
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!
Akın var güneşe akın!
Güneşin zaptı yakın.Üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!
Kalın tuğla bacalar kıvranarak ötüyor!
Haykırdı en önde giden, emreden!
Bu ses! Bu sesin kuvveti, bu kuvvet
yaralı aç kurtların gözlerine perde vuran,
onları oldukları yerde durduran kuvvet!
Emret ki ölelim emret!
Güneşi içiyoruz sesinde!
Coşuyoruz, coşuyor!..
Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor! Akın var güneşe akın!
Güneşi zaaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın! Toprak bakır gök bakır.
Haykır güneşi içenlerin türküsünü,
Hay-kır Haykıralım!
Editör / Ece İçmez









