Rusya ziyareti öncesi Esenboğa Havalimanı'nda açıklama yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Görüşülecek konuların başında Suriye geliyor" dedi. Kabine revizyonu iddialarıyla ilgili de konuşan Erdoğan, "Başbakan böyle bir teklifle bana gelmedi. Revizyon gündemde değil" dedi.
'CHP'li Baykal'ın 'Abdullah Gül'ün yüzde 49'un adayı olabileceği' yönündeki açıklaması için de "Bu tamamen bir virüs hareketidir, bir fitne hareketidir. Sayın Baykal bu işleri oynamayı bıraksın da kendi başının çaresine baksın" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, beraberinde Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar da Rusya'ya gitti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Esenboğa Havalimanı'ndan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga, Ankara Valisi Ercan Topaca, AK Parti Ankara İl Başkanı Mustafa Nedim Yamalı ile diğer yetkililer uğurladı.KAYBEDECEK BİR SANİYE BİLE YOK Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya'ya hareketi öncesinde Esenboğa Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi. Ziyaret kapsamında ikili ve bölgesel konuların ele alınacağını, ticari ve ekonomik ilişkilerin etraflıca değerlendirileceğini söyleyen Erdoğan, bölgesel konuların başında Suriye'nin geldiğini, bunun yanında Irak'ta yaşanan gelişmelerin de görüşüleceğini dile getirdi. Moskova'da 10 Mart'ta yapılan Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı'nda bazı kararlar alındığını hatırlatan Erdoğan, Soçi'deki görüşmede, alınan kararların hayata geçirilmesine yönelik, ilerleyen süreçte ne tür adımların atılacağının planlamasını birlikte yapacaklarını belirtti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le sık sık, gündemlerinde olan konuları ele aldıklarını ve iki ülke ilişkilerinin eski seviyesinin üstüne çıkması için yoğun çaba harcadıklarını ifade eden Erdoğan, "Özellikle ekonomik konularda bizim 100 milyar dolarlık hedefimiz söz konusuydu. Bu malum gelişmelerden sonra ciddi bir düşüş söz konusu oldu. Bunu yeniden toparlayıp inşallah aynen bıraktığımız yerden yola devam etmemiz gerekiyor." diye konuştu.'ENERJİDE CİDDİ ADIMLAR ATTIK'Siyasi olarak güven ortamının en üst düzeyde tesis edildiğine, bunun da günbegün güçlenerek sürdüğüne dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti: "Siyasi, ticari, ekonomik, kültürel ve turizm alanlarında bunun olumlu yansımalarını zaten sizler de takip ediyorsunuz. Nitekim şu anda turizmde ciddi gelişmeler olmaya başladı. Bunun daha da artarak devamını istiyoruz. Bilhassa stratejik alanlardan olan enerji konusuna büyük önem veriyoruz. Son dönemde enerji iş birliğimizde ciddi adımlar attık. Türk Akımı Projesi bir şekilde ilerliyor. Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'nin ilk reaktörünün 2023 yılında faaliyete geçmesini bekliyoruz. Bunu ne kadar öne çekebilirsek tabii ki o kadar bizim için de Rusya için de önemli olacağını ifade etmek isterim." Rusya ile ekonomik ve ticari ilişkileri dengeli şekilde geliştirmenin gayreti içinde olduklarını dile getiren Erdoğan, bunun önündeki en büyük engelin, Türkiye'ye uygulanan ekonomik ve ticari kısıtlamalar olduğuna dikkati çekti. Erdoğan, bu konuda başbakan yardımcıları seviyesinde görüşmelerin sürdüğünü belirterek, "Görüşmeler sonucunda tüm ekonomik ve ticari sıkıntıların ivedilikle çözüme kavuşturulması gayretlerimiz arasındadır. Ben de Sayın Putin ile olan görüşmemizde, süreci hızlandırmamız gerektiğini bir kez daha ifade edeceğim. Ne Rusya'nın ne de Türkiye'nin bürokrasiye kurban edilecek tek bir saniyesi yoktur. Bizler bu konudaki kararlılığımızı her fırsatta vurguluyoruz. 100 milyar dolar ticaret hacmi hedefine ulaşmak istiyorsak, birlikte yapıcı ve bu konuda teşvik edici bir gayretin içinde olmamız şart." değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk vatandaşlarının vize alma zorunluluğunun, iki ülke vatandaşları arasında beşeri münasebetlere mani olduğunu vurguladı. SURİYEDE SİYASİ ÇÖZÜM ORTAK HEDEF Putin ile ele alacakları gündem başlıklarından en önemlisinin Suriye olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Suriye meselesinde oldukça verimli iş birliğimiz söz konusu. Siyasi çözüm umutlarının tekrar yeşermesine vesile olan birçok adımı beraber attık. Suriye'de akan kanın bir an önce durması, ülkenin toprak bütünlüğü korunarak siyasi çözüme ulaşılması ortak hedefimizdir. Suriye'de nüfuzu olan ülkelerin artık elini taşın altına koyması gerekir ama şunu da bilmemiz gerekir ki nüfuzun ötesinde 911 kilometrelik sınıra sahip olan Türkiye'nin buradaki konumu her şeyin üstündedir. Her an tehdit altında olan Türkiye'nin sınır şehirlerinin geldiği konum da göz önüne alınmalıdır. Kundaktaki bebeklerin, okula giden çocukların, hastanede tedavi gören masum sivillerin hunharca katledilmesine daha fazla tepkisiz kalamayız. Bu açıdan ülkelerimizin garantörlüğüyle tesis edilen ateşkesin tahkim edilmesine, ki son Astana'da da bu gündeme gelmiştir, önem veriyoruz. Krizin çözümü için Rusya ile ortak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ziyaretimizin hem ikili konular hem de bölgesel barış anlamında hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum." YILDIRIM İLE 5.5 SAATLİK GÖRÜŞME VE KABİNE REVİZYONU İDDİASI Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Erdoğan'ın açıklamalarının satır başları şöyle: Şu anda hükümetin gündeminde böyle bir şey yok. Böyle bir teklifle de sayın başbakan bana gelmiş değil. Bir araya gelişimiz ve bunula birlikte de özellikle devlette atılan bazı adımlar var. Bu adımlarla ilgili beraber görüşmemizi gerektiren bazı konular vardı. Bunları görüşme fırsatı bulduk.AK PARTİ ÜYELİĞİO yapının ilk harcından beri emeğim var. Temelini attık, hamdolsun ortaya güzel bir eser çıkardık. O günden bugüne de yapı güçlenerek bugünlere geldi. Burada tabi duygusal olmamak mümkün değil. Zaten o yasayı kimler hazırlamışsa oradan partisinden istifa etmesi gerekir ibaresini oraya kimler düşmüşse bu bir siyasi cinayettir. Benzetmeler yapılıyor; maça çıkan hakem partili olur mu? bir takımın üyesi olur mu? Gibi yaklaşımlar çok yanlış. Üye olması şart değil, orada kaydı olsa ne yazar olmasa ne yazar. Mesele adil olarak yönetmektir. Maçta da adil yönetmektir, ülkeyi de adil yönetmektir. Başbakan bir partili olarak ülkeyi yönetmiyor mu? Nihai kararı verecek olan milli iradedir. Eğer adil olmayan bir yönetim söz konusuysa görevi veren millet almasını da bilir. Ondan önce biz 367 garabetini yaşadık. Bunu neyle izah edeceksin? Onun kabul etmessiniz bunu etmessiniz, en sonunda bunu da kabul etmiyor musunuz? O zaman haydi millete! Şimdi milletin verdiği kararı da kabul etmiyorlar. İşte CHP zihniyeti budur. Bunların geçmişten bugüne nasıl geldiğini görürsünüz? Biliyorsunuz kasetle gelen bir kişi kimden görevi aldığı belli! Bunlar bizi ilgilendirmiyor. Biz kendi işimize bakacağız.GENEL BAŞKAN OLUNCA PARTİ YÖNETİMİ DEĞİŞECEK Mİ?Eğer böyle bir görev şahsıma tevdi edilirse, genel kurulumuz tarafından tevdi edilmesi halinde, tabii ki yeniden birimleri ele alıp değerlendirme, ama hepsi bunların çok ciddi istişareler neticesinde olacaktır. Bu istişareler neticesinde ülkenin genel profilini değerlendirmek suretiyle, yani belli bir bölgenin temsil edildiği değil, 81 vilayetin adeta temsilini gördüğü bir yapının oluşması her zaman benim şiarım olmuştur. Yine aynı şekilde böyle bir adımı, inanıyorum ki, bu istişareler neticesinde tablo içerisinde görmek mümkün olacaktır.CHP LİDERİ KILIÇDAROĞLU'NUN SÖZLERİ Onu ben pek yoruma gerekli görmüyorum. Sadece kendisine tavsiyem var; siyasi tarihi okusun. Kendi partisinin de siyasi tarihini öğrenmesi lazım. Dün yaptığı konuşma ile kimlerin temsilcisi olduğunu ortaya koydu. Aykırı sese tahammülüm yok dedi. Aslolan ona tahammül edebilmektir. Partisinin tarihini öğrenmesi lazım.BAYKAL'IN GÜL AÇIKLAMASI CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, 'Abdullah Gül'ün yüzde 49'un adayı olabileceği' yönündeki açıklaması için de konuşan Erdoğan, " Onu değerlendirmeyi gereksiz buluyorum. Bu tamamen bir virüs hareketidir, bir fitne hareketidir. Sayın Baykal bu işleri oynamayı bıraksın da kendi başının çaresine baksın" dedi.
'CHP'li Baykal'ın 'Abdullah Gül'ün yüzde 49'un adayı olabileceği' yönündeki açıklaması için de "Bu tamamen bir virüs hareketidir, bir fitne hareketidir. Sayın Baykal bu işleri oynamayı bıraksın da kendi başının çaresine baksın" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, beraberinde Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar da Rusya'ya gitti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Esenboğa Havalimanı'ndan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga, Ankara Valisi Ercan Topaca, AK Parti Ankara İl Başkanı Mustafa Nedim Yamalı ile diğer yetkililer uğurladı.KAYBEDECEK BİR SANİYE BİLE YOK Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya'ya hareketi öncesinde Esenboğa Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi. Ziyaret kapsamında ikili ve bölgesel konuların ele alınacağını, ticari ve ekonomik ilişkilerin etraflıca değerlendirileceğini söyleyen Erdoğan, bölgesel konuların başında Suriye'nin geldiğini, bunun yanında Irak'ta yaşanan gelişmelerin de görüşüleceğini dile getirdi. Moskova'da 10 Mart'ta yapılan Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı'nda bazı kararlar alındığını hatırlatan Erdoğan, Soçi'deki görüşmede, alınan kararların hayata geçirilmesine yönelik, ilerleyen süreçte ne tür adımların atılacağının planlamasını birlikte yapacaklarını belirtti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le sık sık, gündemlerinde olan konuları ele aldıklarını ve iki ülke ilişkilerinin eski seviyesinin üstüne çıkması için yoğun çaba harcadıklarını ifade eden Erdoğan, "Özellikle ekonomik konularda bizim 100 milyar dolarlık hedefimiz söz konusuydu. Bu malum gelişmelerden sonra ciddi bir düşüş söz konusu oldu. Bunu yeniden toparlayıp inşallah aynen bıraktığımız yerden yola devam etmemiz gerekiyor." diye konuştu.'ENERJİDE CİDDİ ADIMLAR ATTIK'Siyasi olarak güven ortamının en üst düzeyde tesis edildiğine, bunun da günbegün güçlenerek sürdüğüne dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti: "Siyasi, ticari, ekonomik, kültürel ve turizm alanlarında bunun olumlu yansımalarını zaten sizler de takip ediyorsunuz. Nitekim şu anda turizmde ciddi gelişmeler olmaya başladı. Bunun daha da artarak devamını istiyoruz. Bilhassa stratejik alanlardan olan enerji konusuna büyük önem veriyoruz. Son dönemde enerji iş birliğimizde ciddi adımlar attık. Türk Akımı Projesi bir şekilde ilerliyor. Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'nin ilk reaktörünün 2023 yılında faaliyete geçmesini bekliyoruz. Bunu ne kadar öne çekebilirsek tabii ki o kadar bizim için de Rusya için de önemli olacağını ifade etmek isterim." Rusya ile ekonomik ve ticari ilişkileri dengeli şekilde geliştirmenin gayreti içinde olduklarını dile getiren Erdoğan, bunun önündeki en büyük engelin, Türkiye'ye uygulanan ekonomik ve ticari kısıtlamalar olduğuna dikkati çekti. Erdoğan, bu konuda başbakan yardımcıları seviyesinde görüşmelerin sürdüğünü belirterek, "Görüşmeler sonucunda tüm ekonomik ve ticari sıkıntıların ivedilikle çözüme kavuşturulması gayretlerimiz arasındadır. Ben de Sayın Putin ile olan görüşmemizde, süreci hızlandırmamız gerektiğini bir kez daha ifade edeceğim. Ne Rusya'nın ne de Türkiye'nin bürokrasiye kurban edilecek tek bir saniyesi yoktur. Bizler bu konudaki kararlılığımızı her fırsatta vurguluyoruz. 100 milyar dolar ticaret hacmi hedefine ulaşmak istiyorsak, birlikte yapıcı ve bu konuda teşvik edici bir gayretin içinde olmamız şart." değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk vatandaşlarının vize alma zorunluluğunun, iki ülke vatandaşları arasında beşeri münasebetlere mani olduğunu vurguladı. SURİYEDE SİYASİ ÇÖZÜM ORTAK HEDEF Putin ile ele alacakları gündem başlıklarından en önemlisinin Suriye olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Suriye meselesinde oldukça verimli iş birliğimiz söz konusu. Siyasi çözüm umutlarının tekrar yeşermesine vesile olan birçok adımı beraber attık. Suriye'de akan kanın bir an önce durması, ülkenin toprak bütünlüğü korunarak siyasi çözüme ulaşılması ortak hedefimizdir. Suriye'de nüfuzu olan ülkelerin artık elini taşın altına koyması gerekir ama şunu da bilmemiz gerekir ki nüfuzun ötesinde 911 kilometrelik sınıra sahip olan Türkiye'nin buradaki konumu her şeyin üstündedir. Her an tehdit altında olan Türkiye'nin sınır şehirlerinin geldiği konum da göz önüne alınmalıdır. Kundaktaki bebeklerin, okula giden çocukların, hastanede tedavi gören masum sivillerin hunharca katledilmesine daha fazla tepkisiz kalamayız. Bu açıdan ülkelerimizin garantörlüğüyle tesis edilen ateşkesin tahkim edilmesine, ki son Astana'da da bu gündeme gelmiştir, önem veriyoruz. Krizin çözümü için Rusya ile ortak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ziyaretimizin hem ikili konular hem de bölgesel barış anlamında hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum." YILDIRIM İLE 5.5 SAATLİK GÖRÜŞME VE KABİNE REVİZYONU İDDİASI Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Erdoğan'ın açıklamalarının satır başları şöyle: Şu anda hükümetin gündeminde böyle bir şey yok. Böyle bir teklifle de sayın başbakan bana gelmiş değil. Bir araya gelişimiz ve bunula birlikte de özellikle devlette atılan bazı adımlar var. Bu adımlarla ilgili beraber görüşmemizi gerektiren bazı konular vardı. Bunları görüşme fırsatı bulduk.AK PARTİ ÜYELİĞİO yapının ilk harcından beri emeğim var. Temelini attık, hamdolsun ortaya güzel bir eser çıkardık. O günden bugüne de yapı güçlenerek bugünlere geldi. Burada tabi duygusal olmamak mümkün değil. Zaten o yasayı kimler hazırlamışsa oradan partisinden istifa etmesi gerekir ibaresini oraya kimler düşmüşse bu bir siyasi cinayettir. Benzetmeler yapılıyor; maça çıkan hakem partili olur mu? bir takımın üyesi olur mu? Gibi yaklaşımlar çok yanlış. Üye olması şart değil, orada kaydı olsa ne yazar olmasa ne yazar. Mesele adil olarak yönetmektir. Maçta da adil yönetmektir, ülkeyi de adil yönetmektir. Başbakan bir partili olarak ülkeyi yönetmiyor mu? Nihai kararı verecek olan milli iradedir. Eğer adil olmayan bir yönetim söz konusuysa görevi veren millet almasını da bilir. Ondan önce biz 367 garabetini yaşadık. Bunu neyle izah edeceksin? Onun kabul etmessiniz bunu etmessiniz, en sonunda bunu da kabul etmiyor musunuz? O zaman haydi millete! Şimdi milletin verdiği kararı da kabul etmiyorlar. İşte CHP zihniyeti budur. Bunların geçmişten bugüne nasıl geldiğini görürsünüz? Biliyorsunuz kasetle gelen bir kişi kimden görevi aldığı belli! Bunlar bizi ilgilendirmiyor. Biz kendi işimize bakacağız.GENEL BAŞKAN OLUNCA PARTİ YÖNETİMİ DEĞİŞECEK Mİ?Eğer böyle bir görev şahsıma tevdi edilirse, genel kurulumuz tarafından tevdi edilmesi halinde, tabii ki yeniden birimleri ele alıp değerlendirme, ama hepsi bunların çok ciddi istişareler neticesinde olacaktır. Bu istişareler neticesinde ülkenin genel profilini değerlendirmek suretiyle, yani belli bir bölgenin temsil edildiği değil, 81 vilayetin adeta temsilini gördüğü bir yapının oluşması her zaman benim şiarım olmuştur. Yine aynı şekilde böyle bir adımı, inanıyorum ki, bu istişareler neticesinde tablo içerisinde görmek mümkün olacaktır.CHP LİDERİ KILIÇDAROĞLU'NUN SÖZLERİ Onu ben pek yoruma gerekli görmüyorum. Sadece kendisine tavsiyem var; siyasi tarihi okusun. Kendi partisinin de siyasi tarihini öğrenmesi lazım. Dün yaptığı konuşma ile kimlerin temsilcisi olduğunu ortaya koydu. Aykırı sese tahammülüm yok dedi. Aslolan ona tahammül edebilmektir. Partisinin tarihini öğrenmesi lazım.BAYKAL'IN GÜL AÇIKLAMASI CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, 'Abdullah Gül'ün yüzde 49'un adayı olabileceği' yönündeki açıklaması için de konuşan Erdoğan, " Onu değerlendirmeyi gereksiz buluyorum. Bu tamamen bir virüs hareketidir, bir fitne hareketidir. Sayın Baykal bu işleri oynamayı bıraksın da kendi başının çaresine baksın" dedi.









