DİSK/Genel - İş İzmir 6 No’lu Şube Başkanı Emine Yılmaz,taşeron şirket işçilerinin belediye ve bağlı kuruluşlara ait şirketlere geçişlerinde yaşanan huzursuzluklara karşı Bayraklı Çarşı'da basın açıklamasında bulundu.
İşte o açıklama;Yıllardır Ülke gündeminde olan ama özellikle 2015 yılı başından itibaren, siyaset ve seçim gündemlerinde sürekli yer alan taşreon işçilerin kadro sorunu OHAL hükümetince çıkarılan, 696 sayılı KHK ile ne yazık ki eşitsiz ve ayrımcı bir yöntemle düzenlenmiştir.İşçi sınıfı örgütlerini devre dışı bırakarak KHK aracılığı ile çıkarılan bu düzenleme sürdürülen güvenlik soruşturması ve emekliliğe zorlama gibi, uygulamalar hukuk dışı ve adaletsiz sonuçlar yaratıyor.Hükümet kadroya geçiş ve belediye şirketlerine geçişte taşeron şirket işçileri için güvenlik soruşturması ve araştırmasını zorunlu tutmuştur.Yıllardır kamu idareleri için çalışan ve aslında kamu idarelerinin işçisi oldukları, hukuken tescillenmiş olan işçilerin karşısına güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması koşulu getirerek işçileri ayrıştırmıştır.Merkezi idareye kadrolu geçişte 657 sayılı Devlet memurları kanunun atama şartları aranmak bile tartışmalı iken 657 sayılı kanun içinde yer almayan belediye şirketlerine geçiş için 657 koşullarını aramak hukuk temeli olmayan bir keyfiyettir.Belediye de çalışan taşeron şirket işçilerinde 657 şartlarını aramak ancak bu işçiler kadro karşılığı yerel idarelere geçirilirse bir anlam ifade edebilir.Bu koşulları taşımayan işçiler ise , yerel yönetim şirketlerinde istihdam edilebilirler. Her koşulda taşeron işçileri için geçişlerde koşullar ileri sürmenin tarih boyunca sorgulanacak ve soru işaretleri doğuracaktır.Sendikamız birçok belediyede daha önceden çeşitli nedenlerle hüküm giymiş işçilerin topluma kazandırılması için uygulanan istihdam önceliklerine destek vermiştir.Şimdi bu işçilerin temel yurttaşlık hakkı olan çaşma hakkından yoksun bırakılması sonucunun doğacak hak kayıplarına kesinlikle karşı olduğumuzu ifade ediyoruz.Belediyelerde çalışan taşeron işçilerimizin hiçbir hak kazanmadığı gibi birçok işçi arkadaşımızın işinden, ekmeğinden, yaşam hakkından mahrum olacağının farkında mısınız?Yerel yönetimlerde, belediyenin başında olan yani belediye Başkanlarının, eski hükümlü olarak çalışan arkadaşlarımızın çalışması için kapılarını açmış ise onlara iş, ekmek, yaşam hakkı vermişse bu belediye Başkanlarını rahatsız etmiyor da neden burada eski hükümlü olarak çalışan arkadaşlarımızın çalışması hükümeti rahatsız ediyor?Ayrıca eski hükümlü olarak çalışan arkadaşlarımız adaletin önünde bunun cezasını çekmişlerdir. Ancak bu yasayla tekrar cezalandırdığınızın farkında mısınız?Bu görüşümüzü yüksek sesle her zaman dile getireceğiz.DİSK sendikası olarak bu konuda görüşlerimizi resmi olarak çalışma Bakanlığına başvurmuş olduğumuzu kamuoyuna bildirerek resmi takipçisi olduğumuzu buradan beyan ediyoruz.Ayrıca KHK ile çıkarılan kadronun özde kadro olmadığını sözde kadro olduğunu buradan yinelemek istiyoruz. Yine belediye şirketlerine geçişte kullanılan başka bir eleme aracı da emeklilik zorlaması olmaktadır.Kamuda şu an da kadrolu olarak çalışanlara ilişkin bir emeklilik dayatması nasıl olmuyorsa 657 sayılı devlet memurlarında nasıl 65 yaş bekleniyorsa isteğe bırakıldıysa aynı şekilde taşeron şirketlerden belediye şirketlerine geçişte bu dayatma olmamalıdır.Tüm bunlar eşitlik ilkesine aykırı ve hukuk dışıdır.Belediye taşeron ve şirket işçilerinin eşit kadro hakları için, sonuna kadar mücadeleye devam edeceğiz.Çıkarılan KHK ile merkezi idarelerdeki taşeron işçiler sürekli işçi kadrosuna alınmışlar ancak belediyelerde çalışan taşeron işçiler kadro dışında kalmışlardır. Hiçbir hükümetin hiçbir yasanın anayasal hakkın önüne geçmesine işçiler arasında ayrım yapmak ve işçilere eşitsiz davranmaya hakkı yoktur.Bugüne kadar yürüttüğümüz kadro mücadelesini eşitlik sağlayana kadar sürdüreceğimizi buradan beyan ediyoruz.Yaşasın örgütlü mücadelemiz.Direne diren kazanacağız.Yaşasın DİSKYaşasın Genel–İşİzmir Genel – İş 6 No’lu Şube

İşte o açıklama;Yıllardır Ülke gündeminde olan ama özellikle 2015 yılı başından itibaren, siyaset ve seçim gündemlerinde sürekli yer alan taşreon işçilerin kadro sorunu OHAL hükümetince çıkarılan, 696 sayılı KHK ile ne yazık ki eşitsiz ve ayrımcı bir yöntemle düzenlenmiştir.İşçi sınıfı örgütlerini devre dışı bırakarak KHK aracılığı ile çıkarılan bu düzenleme sürdürülen güvenlik soruşturması ve emekliliğe zorlama gibi, uygulamalar hukuk dışı ve adaletsiz sonuçlar yaratıyor.Hükümet kadroya geçiş ve belediye şirketlerine geçişte taşeron şirket işçileri için güvenlik soruşturması ve araştırmasını zorunlu tutmuştur.Yıllardır kamu idareleri için çalışan ve aslında kamu idarelerinin işçisi oldukları, hukuken tescillenmiş olan işçilerin karşısına güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması koşulu getirerek işçileri ayrıştırmıştır.Merkezi idareye kadrolu geçişte 657 sayılı Devlet memurları kanunun atama şartları aranmak bile tartışmalı iken 657 sayılı kanun içinde yer almayan belediye şirketlerine geçiş için 657 koşullarını aramak hukuk temeli olmayan bir keyfiyettir.Belediye de çalışan taşeron şirket işçilerinde 657 şartlarını aramak ancak bu işçiler kadro karşılığı yerel idarelere geçirilirse bir anlam ifade edebilir.Bu koşulları taşımayan işçiler ise , yerel yönetim şirketlerinde istihdam edilebilirler. Her koşulda taşeron işçileri için geçişlerde koşullar ileri sürmenin tarih boyunca sorgulanacak ve soru işaretleri doğuracaktır.Sendikamız birçok belediyede daha önceden çeşitli nedenlerle hüküm giymiş işçilerin topluma kazandırılması için uygulanan istihdam önceliklerine destek vermiştir.Şimdi bu işçilerin temel yurttaşlık hakkı olan çaşma hakkından yoksun bırakılması sonucunun doğacak hak kayıplarına kesinlikle karşı olduğumuzu ifade ediyoruz.Belediyelerde çalışan taşeron işçilerimizin hiçbir hak kazanmadığı gibi birçok işçi arkadaşımızın işinden, ekmeğinden, yaşam hakkından mahrum olacağının farkında mısınız?Yerel yönetimlerde, belediyenin başında olan yani belediye Başkanlarının, eski hükümlü olarak çalışan arkadaşlarımızın çalışması için kapılarını açmış ise onlara iş, ekmek, yaşam hakkı vermişse bu belediye Başkanlarını rahatsız etmiyor da neden burada eski hükümlü olarak çalışan arkadaşlarımızın çalışması hükümeti rahatsız ediyor?Ayrıca eski hükümlü olarak çalışan arkadaşlarımız adaletin önünde bunun cezasını çekmişlerdir. Ancak bu yasayla tekrar cezalandırdığınızın farkında mısınız?Bu görüşümüzü yüksek sesle her zaman dile getireceğiz.DİSK sendikası olarak bu konuda görüşlerimizi resmi olarak çalışma Bakanlığına başvurmuş olduğumuzu kamuoyuna bildirerek resmi takipçisi olduğumuzu buradan beyan ediyoruz.Ayrıca KHK ile çıkarılan kadronun özde kadro olmadığını sözde kadro olduğunu buradan yinelemek istiyoruz. Yine belediye şirketlerine geçişte kullanılan başka bir eleme aracı da emeklilik zorlaması olmaktadır.Kamuda şu an da kadrolu olarak çalışanlara ilişkin bir emeklilik dayatması nasıl olmuyorsa 657 sayılı devlet memurlarında nasıl 65 yaş bekleniyorsa isteğe bırakıldıysa aynı şekilde taşeron şirketlerden belediye şirketlerine geçişte bu dayatma olmamalıdır.Tüm bunlar eşitlik ilkesine aykırı ve hukuk dışıdır.Belediye taşeron ve şirket işçilerinin eşit kadro hakları için, sonuna kadar mücadeleye devam edeceğiz.Çıkarılan KHK ile merkezi idarelerdeki taşeron işçiler sürekli işçi kadrosuna alınmışlar ancak belediyelerde çalışan taşeron işçiler kadro dışında kalmışlardır. Hiçbir hükümetin hiçbir yasanın anayasal hakkın önüne geçmesine işçiler arasında ayrım yapmak ve işçilere eşitsiz davranmaya hakkı yoktur.Bugüne kadar yürüttüğümüz kadro mücadelesini eşitlik sağlayana kadar sürdüreceğimizi buradan beyan ediyoruz.Yaşasın örgütlü mücadelemiz.Direne diren kazanacağız.Yaşasın DİSKYaşasın Genel–İşİzmir Genel – İş 6 No’lu Şube

Tahmini okuma suresi: 4 dakika.





