3 Mayıs, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 1993 yılında Dünya Basın Özgürlüğü Günü ilan edildi. Türkiye’de ise her geçen gün basın özgürlüğü üzerinde konuşuluyor. Gazeteciler Sendikasının (TGS) verilerine göre de 159 gazeteci şu anda cezaevinde bulunuyor. Özgürlük Evinin (Freedom House) 199 ülkenin basın özgürlüğünü incelediği raporunda Türkiye 163’üncü sırada yer aldı. Yine aynı raporda; basın özgürlüğü açısından Türkiye, “özgür olmayan” ülkeler arasında yerini aldı. RSF Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi: Türkiye 12 Yılda 57 Sıra GerilediSınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) 2017 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde Türkiye yine geriledi, 180 ülke arasında 155. sırada yer aldı.3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü öncesinde açıklanan, ocak-şubat-mart 2017 dönemini kapsayan BİA Medya Gözlem Raporu, iktidarın özel ve kamu medya organlarını 16 Nisan Referandumu öncesi eşitsiz yayına teşvik ettiğini, sadece sembolik “Özgür Gündem” dayanışma eylemine destek verdikleri için 41 gazeteciden 13’ünün Terörle Mücadele Kanunu’ndan ertelemeli 11 yıl 10 ay hapis ve 50 bin TL adli para cezasına mahkum edildiğini gözler önüne seriyor. MEDYA GÖZLEM’DEN BAŞLIKLARBİA Medya Gözlem Raporu’nda “öldürülen gazeteciler”, “hapisteki gazeteciler”, “saldırı, tehdit ve engellemeler”, “soruşturmalar, açılan-süren davalar, kararlar”, “hakaret, kişilik hakları ve tazminat davaları”, “yasaklamalar, kapatmalar, toplatmalar”, “Anayasa Mahkemesi”, “AİHM” ve “RTÜK” gibi bölümler yer alıyor.Üç ay boyunca gazeteciler hakkında TCK ile TMK birlikte uygulanmak suretiyle yargılamalar sürdü. Yargılamalarda gazetecilerle dağıtımcı ve medya çalışanlarına yönelik gazetecilik yoluyla “Silahlı örgüt üyesi olmak”, “Örgüte yardım etmek” veya “Örgüt kurmak, sevk ve idare etmek” suçlamaları devam etti.HAPİS GAZETECİLER: ÇOĞU CEMAAT MEDYASINDANRapora göre 118 gazeteci 1 Nisan’a cezaevinde girdi. Tutuklu gazetecilerin 65’i Cemaat medyasında çalışanlardan oluşurken habercilerden 33’ü Kürt medyasındandı. Ayrıca, Cumhuriyet gazetesinin 11 yazar, yayın yetkilisi ve muhabiri de “FETÖ/PKK’ye yardım veya bu örgütlerin propagandasını yapmak” suçlamasıyla tutuklu. 118 gazeteciden 16’sı hükümlüyken 18’i halen yargılanıyor, 84’üyse soruşturma geçiriyor. 2016’nın aynı döneminde 28 gazeteci cezaevindeydi; gazetecilerden 18’i Kürt medyasındandı.38 GAZETECİYE GÖZALTIOcak-şubat-mart 2017’de, 22’si ‘FETÖ’ soruşturması kapsamında, 3’ü kapatılan Kürt medyası, biri de uluslararası medyadan olmak üzere toplan 38 gazeteci gözaltına alındı. ‘FETÖ’ davasında tahliye edilen 13 gazeteci, “darbe” soruşturması” gerekçe gösterilerek Silivri Hapishanesinden gözaltına alındı. Diyarbakır’daki Newroz kutlamaları hazırlıklarını izleyen Alman Gazeteci Hinrich Schultze da gözaltına alındı. Gözaltıların çoğu “Yasa dışı/silahlı örgütlerle bağlantı” gerekçesine dayanıyordu.YEDİ GAZETECİ VE BİR YAYINEVİNE SALDIRIOcak-şubat-mart 2017 döneminde en az yedi gazeteci ve bir yayınevi saldırıya uğradı; iki gazeteci, de sözlü saldırıya uğradı. Ayrıca, dört medya organı da çoğu iktidar çevrelerince tehdit edildi.2016 yılında çatışma ve eylem bölgelerinde görev yapan medya çalışanlarından 56’sı saldırıya uğramıştı. Bu dönemde altı medya organı da saldırının hedefi olurken bir Suriyeli gazeteci de öldürülmüştü. Yine geçen yıl, 118 gazeteci ve beş medya kuruluşu tehdit görmüştü.REFERANDUM İLE AĞIRLAŞAN SANSÜROcak-şubat-mart 2017 döneminde en az üç yayın yasağı veya geçici yayın yasağı, üç siteye sansür, üç gazete, bir kitap, bir filme yasak veya engel, bir akreditasyon ayrımcılığı, bir basın kartı ile bir pasaport iptali, uluslararası medya temsilcisine yönelik bir sınır dışı yaşandı.Ayrıca, Bolu’da iş cinayetlerini anlatmak için davet edilen İsmail Saymaz’a salon verilmedi; HaberTürk TV, 16 Nisan referandumu için “hayır” diyen MHP’li Vekil Yusuf Hacaloğlu’ya yönelik programda davetini sonradan iptal etti; Hürriyet gazetesi, Orhan Pamuk’un “hayır” dediği röportajını basmadı.GAZETECİ CİNAYETLERİNDE CEZASIZLIKAydın ve Gazeteci Musa Anter’in 25 yıl önce Diyarbakır’da, Hrant Dink’in 10 yıl önce İstanbul’da, Cihan Hayırsevener’in yedi yıl önce Bandırma’da öldürülmeleriyle ilgili davalar halen devam ediyor.’90’lı yıllarda işlenen Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı cinayetlerine ilişkin Umut Davası, Anayasa Mahkemesinin kararından sonra Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde hükümlüler Hasan Kılıç, Mehmet Şahin, Yusuf Karakuş, Recep Aydın ve Mehmet Ali Tekin için yeniden başlayacak.220 GAZETECİYE TMK VE ‘ÖRGÜT’ DAVASIOcak-şubat-mart 2017 döneminde 71 gazeteci TMK uyarınca toplam 532 yıl 6 ay hapis istemiyle yargılandı; 19’u toplam 32 yıl 6 ay 27 gün hapse (En az 11 yıl 10 ayı ertelemeli olmak üzere) mahkum oldu. Dördüne dava zaman aşımından düştü, ikisi beraat etti.Sadece “Özgür Gündem” için dayanışma eylemine destek veren 41 gazeteciden 13’ü “örgüt propagandası” ve/veya “Örgüt bildirisi basmak”tan ertelemeli 11 yıl 10 ay hapis ve 50 bin TL adli para cezasına mahkum edildi. Ocak-şubat-mart 2017 döneminde beş gazeteci hakaret suçlamasıyla açılan ceza davası kapsamında toplam 43 bin 840 TL adli para cezası ödemeye mahkum edildi.AİHM’DE TUTUKLU GAZETECİLERE ÖNCELİKDarbe girişimi sonrası iki üyesi tutuklanan, son aldığı kararla “cumhurbaşkanına hakaret”e dair TCK’nin 299. maddesini meşrulaştıran Anayasa Mahkemesi, ocak-şubat-mart 2017 döneminde ifade özgürlüğüne dair tek bir kararı gündemine aldı: Borsa Gündem Sitesi Yayın Yönetmeni Orhan Pala’nın ifade özgürlüğünün hukuka aykırı şekilde kısıtlandığına, bunun için 2 bin TL tazminat ödenmesine karar veren AYM, aylardır ağır tecrit altında hapishanelerde tutulan en az 18 gazetecinin başvurusunu görmezden geldi.AYM’nin aylardır işleme koymadığı tutuklu 16 gazetecinin dosyası Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) taşındı. Strasbourg’daki söz konusu mahkeme, Ahmet Altan, Mehmet Altan, Şahin Alpay, Nazlı Ilıcak, Murat Aksoy ve Atilla Taş için “öncelikli inceleme” kararı verdi.umhuriyet gazetesinde yer alan habere göre, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nden Dünya Basın Özgürlüğü nedeniyle yapılan açıklamada, "Ülke barışının sağlanabilmesi için cezaevinde bulunan 159 gazeteci bir an önce serbest bırakılmalıdır. İnanıyoruz ki zor dönemler geçecek, gazetecilere reva görülen bu zulüm bitecek, buna sebebiyet veren siyasiler elbet bir gün gidecek ama gazetecilik hep var olacak” dendi.Basın Konseyi Yüksek Kurulu, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde Silivri’de toplanıyor. Tutuklu gazeteci eşlerinin de katılacağı toplantı, Silivri Cezaevi’ne en yakın nokta olan Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde saat 12.00’de yapılacak.Türkiye Gazeteciler Sendikası ise Türkiye’nin basın ve ifade özgürlüğü bakımından tarihinin en kötü dönemini yaşadığını ifade ederek Dünya Basın Özgürlüğü gününde cezaevindeki gazeteci ve yazarların serbest bırakılması için yine sokağa çıkacaklarını açıkladı. TGS bugün saat 12.00 da Galatasaray Lisesi önünde toplanacak.DİSK Basın İş’ten yapılan açıklamada ise "Basın özgürlüğünün demokrasi için, insan haklarının tanındığı bir düzen için ön koşul olduğunu hep söyledik. Tutuklu gazetecilerle, yargılanan gazetecilerle, kalemi makinesi elinden alınan gazetecilerle Türkiye’de yaşayan her yurttaşın da söz hakkı bir kısıtlanmış oluyor. Basın kuruluşlarının kapatılmadığı, gazetecilerin baskıya maruz kalmadığı bir ülke için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz" dendi."Özgürlüğün Ö'sü yok"Onlarca gazetecinin aylardır cezaevinde tutulduğunu, bu gazetecilerin birçoğunun iddianamesinin bile hazırlanmadığını belirten CHP Milletvekili Barış Yarkadaş, “Sanırım suçlayacak bir şey bulamadıkları için iddianame de yazamıyorlar” diye konuştu. Basın özgürlüğünün Ö’sünün bile kalmadığını, iktidarın gerçeği yazan kim varsa, susturmak için her türlü yöntemi uyguladığını belirten Yarkadaş, cezaevindeki onlarca gazetecinin yaşam koşullarının git gide zorlaştığına dikkat çekti. Yarkadaş, “Cumhuriyet gazetesi yazarları hâlâ istedikledi kitapları okuyamıyor. Onlara gönderilen kartlar ve mektuplara keyfi bir biçimde el konuluyor’’ dedi. Yarkadaş, “Birgün gazetesi çalışanları ise iddianame bekliyor ama yandaş medya, Birgün çalışanlarını infaz etmekten geri kalmıyor. Sanıkların görmediği iddianame, yandaş medyanın sayfalarında cirit atıyor” diye konuştu.Tutuklu gazetecilerin bırakılmasını isteyen Yarkadaş, "Cumhuriyet yazarları aylardır adeta rehin tutuluyor. Yazarlara ağır bir bedel ödetiliyor. Cumhuriyet yazarlarını artık serbest bırakın; tutukluluk işkenceye dönüştürüldü" dedi.
Dünya
Yayınlanma: 03 Mayıs 2017 - 10:27
Güncelleme: 03 Mayıs 2017 - 10:33
Dünya Basın Özgürlüğü Günü
3 Mayıs, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 1993 yılında Dünya Basın Özgürlüğü Günü ilan edilmesinin ardından her yıl kutlanan Dünya Basın Özgürlüğü Günü...
Dünya
03 Mayıs 2017 - 10:27
Güncelleme: 03 Mayıs 2017 - 10:33









