TÜİK'in 2018 yılına ait hazırladığı doğum istatistiklerinden elde edilen bilgilere göre, toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,30 çocukla Gümüşhane olurken, onu 1,43 çocukla Kütahya, Zonguldak ve Edirne takip etti.Ancak illerin nüfus dağılımı bu tabloyla doğru orantılı gitmiyor. Çünkü onyıllardır devam eden göç, demografik yapıdaki en güçlü faktör olarak öne çıkıyor.Yapılan analizler, eğer göç oranı yüzde 0 olsaydı, yani herkes doğduğu kentte yaşasaydı, Türkiye'nin nüfus haritasının bugünkünden çok farklı olacağını gösteriyor.Böyle bir durumda, Türkiye'nin en kalabalık kenti 2 milyon 770 binlik nüfusu ile Şanlıurfa olacaktı. Herkes doğduğu kentte yaşasaydı şu an nüfusu 4 milyon 320 bin 519 kişi olan İzmir, 1 milyon 974 bin 601 kişi olacaktı.Onu 2 milyon 574 bin kişi ile Konya izleyecek, mevcut durumda 15 milyonu aşkın nüfusuyla zirvede olan İstanbul ancak üçüncü sırada yer alacaktı. (Independent Türkçe)





