İzmir Barosu Başkan Adayı Av. İlke Erol: İstanbul Sözleşmesi 8...

İzmir Barosu Başkan Adayı Av. İlke Erol: İstanbul Sözleşmesi 8 Yaşında

İzmir Barosu Başkan Adayı Av. İlke Erol, Ege’nin Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Ece İçmez’e İstanbul sözleşmesi ile ilgili açıklamalarda bulundu.

02 Ağustos 2022 - 12:53 - Güncelleme: 02 Ağustos 2022 - 13:08

İzmir Barosu Başkan Adayı Av. İlke Erol; ‘’İstanbul Sözleşmesi 8 Yaşında! İstanbul’da imzaya açılması nedeniyle “İstanbul Sözleşmesi” ismiyle anılan “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” yeterli onay sayısına ulaştığı 1 Ağustos 2014'te yürürlüğe girdi. Kadına karşı şiddetin, kadınlarla erkekler arasında tarihten gelen eşit olmayan güç ilişkilerinin bir tezahürü olduğunun ve kadına karşı şiddetin toplumsal cinsiyete dayandığının ilk kez bir uluslararası sözleşmede bağlayıcı nitelikte yer alması açısından önem taşıyor. Ayrıca, imzacı ülkelerin sözleşme kapsamında vermiş oldukları taahhütlerin, GREVIO adı verilen bağımsız komite tarafından izlenmesi şeklinde getirdiği denetim mekanizması ile de diğer uluslararası sözleşmelerden ayrılmaktadır. Sözleşmenin amacı, kadınları her türlü şiddete karşı korumak, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadele etmek, şiddeti önlemek ve kovuşturmak, kadınlarla erkekler arasında önemli ölçüde eşitliği yaygınlaştırmak ve devletlerin buna ilişkin politikaları geliştirerek uygulaması, kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetle mücadelede tüm kurum ve kuruluşlar arasında iş birliği sağlamak amacıyla koordinasyonun sağlanması temelinde toplanmıştır.’’ dedi.

İzmir Barosu Başkan Adayı Av. İlke Erol İstanbul sözleşmesinin önemine dikkat çekerek ‘’ İstanbul sözleşmesi, TBMM tarafından halen yürürlükte olan 24 Kasım 2011 tarih ve 6251 sayılı kanunla onaylanmıştır. Ne var ki, 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açılmasının ardından Türkiye sözleşmeyi imzalayan ve onaylayan ilk ülke olmasına rağmen Cumhurbaşkanı’nın 19 Mart 2021 tarihli ve 3718 sayılı kararıyla İstanbul Sözleşmesi feshedilmiştir. O tarihten sonra, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali için açılan davalarla hukuki mücadele süreci başlatıldı. Davalar, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre Cumhurbaşkanı’nın temel insan haklarına ilişkin uluslararası bir anlaşmadan çekilme yetkisinin bulunmadığı, kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamayacağı, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmaların kanun hükmünde olduğu, bu anlamda TBMM'nin kabul ettiği uygun bulma kanununa bağlı olarak onaylanan uluslararası antlaşmaların Cumhurbaşkanlığı kararnamesine konu olamayacağı iddialarına dayandı.

Temel ve evrensel bir idari hukuk ilkesi olan, işlem yapılırken uyulan usul ve esaslara, kanunda aksi yönde bir hüküm bulunmaması durumunda aynı işlemin kaldırılması ve geri alınması sırasında da uyulması gerektiğine ilişkin “yetki ve usulde paralellik” ilkesinin ihlal edildiğine vurgu yapıldı. Danıştay 10.Dairesi’nde 28 Nisan, 7-14 ve 23 Haziran 2022 tarihlerinde görülen davalarda 750 kişilik salonun dolması ile “en kalabalık idari davalar” olarak tarihe not düşüldü. Çekilme kararının hukuka uygun olmadığı yönündeki Tetkik hakiminin görüşü, Danıştay savcılarının mütalaası ve iki üyenin karşı oyuna rağmen üç üyenin oyuyla, oy çokluğuyla alınan, 19 Temmuz 2022 günü açıklanan kararla “Anayasa tarafından verilen temsil yetkisi ve 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde verilen yetkiye istinaden tesis edilmiş olan dava konusu Cumhurbaşkanı Kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır” gerekçesi ile açılan davalar reddedildi. Danıştay 10.Dairesi’nin verdiği bu kararla, Anayasamızın 8. maddesindeki “Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.” hükmü yok sayılmış, hukukun üstünlüğü ilkesi ile temel hak ve özgürlüklerimizin hukuki güvencesi de yara almıştır. Ayrıca, uzun yıllardır toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, insan hakları ihlali olarak kabul edilen kadına yönelik şiddete karşı verilen mücadeledeki kazanımlara ciddi bir darbe vurulduğu gibi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Çocukların Cinsel Suiistimal ve Cinsel İstismara karşı Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (Lanzarote Sözleşmesi), Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi (CEDAW) vb. diğer temel insan hakları sözleşmelerinden çekilmenin de yolu açılmıştır. Danıştay 10.Dairesi’nin kararına karşı yapılan itirazlar üzerine Danıştay Dava Daireleri Kurulu’nun tüm bu hususları değerlendirerek İstanbul Sözleşmesi’nin çekilme kararını iptal etmesini umuyoruz.’’ açıklamasında bulundu.

Reklam
Reklam
Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Başkan Sandal, Çay Mahallesi’ni ziyaret etti
Başkan Sandal, Çay Mahallesi’ni ziyaret etti
Egeli ihracatçılar Baharat Yolu'nu yeniden canlandırıyor
Egeli ihracatçılar Baharat Yolu'nu yeniden canlandırıyor