· Bölgesel, yerel, ulusal yayın yapan gazete sayısının yüzde 25 azaldığı,
· 2013 yılından beri her hafta 43 gazetecinin işsiz kaldığı, gazetelerin kapandığı, tirajların düştüğü,
· Yüze yakın gazetecinin sadece görevlerinin gereklerini yerine getirdiği için cezaevinde tutulduğu,
· Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından basın kartı verilmeyen yüzlerce gazetecinin olduğu,
· Baskının, sansürün, oto sansürün, işten çıkarmaların, gözaltına alınmaların her gün biraz daha arttığı,
· Sendikal hakların hiçe sayılarak binlerce gazetecinin işten çıkarıldığı, baskıyla, korkuyla susturulmaya çalışıldığı, gazetecilerin kalemini özgürce kullanamadığı,
· Muhalif gazetelerin, radyo ve televizyonların RTÜK ve BİK tehdidiyle, cezalarla, reklam gelirleri kısılarak, ekonomik ambargolarla, ekran karartmalarıyla gerçekleri yazmasının, dile getirmesinin engellendiği,
· Medya kuruluşlarının el değiştirmesiyle tamamen iktidarın kontrolüne geçerek tek sesli hale getirildiği,
· Ve pandemi sürecinde yaşanan ekonomik sıkıntıların tavan yaptığı,
bu dönemde; 2020 yılında da 24 Temmuzu bayram olarak değil, Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü olarak değerlendiriyoruz.
Kutlamayı gerektirecek koşullar oluşuncaya, basın emekçileri görevlerini özgürce yerine getirinceye kadar da mücadeleye, susmamaya, gerçekleri dile getirmeye devam edeceğimizi bildiriyoruz. İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu




