• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Röportajlar
  • Gündem
  • Genel
  • Ekonomi
  • Politika
  • Dünya
  • Yerel
  • YAZARLAR
  • Spor
  • Kültür-Sanat
  • Bilim ve Teknoloji Eğitim Asayiş Çevre
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Genel
  3. İzmir Tabip Odası'ndan Acil Servis Açıklaması
Genel
Yayınlanma: 15 Şubat 2018 - 09:58

İzmir Tabip Odası'ndan Acil Servis Açıklaması

İzmir Tabip Odası Sağlık Bakanlığı’nın 31 Ocak 2018 tarihli genelgesiyle belirli yataklı tedavi kurumlarında uygulanması öngörülen acil servis yakınlarında poliklinik uygulamasının sakınca yaratacağını savunarak bir basın açıklaması yayınladı.

Genel
15 Şubat 2018 - 09:58
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
İzmir Tabip Odası'ndan Acil Servis Açıklaması
 İzmir Tabip Odası Sağlık Bakanlığı’nın 31 Ocak 2018 tarihli genelgesiyle belirli yataklı tedavi kurumlarında uygulanması öngörülen acil servis yakınlarında poliklinik uygulamasının sakınca yaratacağını savunarak bir basın açıklaması yayınladı.

 

"Sakıncaları sıralamayı ve kamuoyunu bilgilendirmeyi görev sayıyoruz" ifadeleri ile başlayan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:  

"Kısaca değinmek gerekirse ülkemizde bir yılda gerçekleşen hekime başvuru sayısı 700 milyon dolayındadır. Bu başvuruların % 95’i kamu sağlık kurumlarına yapılmaktadır ve acil servislere başvuru sayısı 100 milyonu aşkındır. Hiç kuşkusuz acile başvuruların önemli bölümü gerçek acil olgulardan oluşmamaktadır. Sağlık Bakanlığı’nca açıklandığına göre acillere başvuruların % 70’i “yeşil alan” (normal poliklinik) hastalarından oluşmaktadır. Bu durum da doğal olarak acil servislerde karmaşaya ve gerçekten acil hastalara yaklaşımda sorun yaratmaktadır.

Öncelikle sorgulanması gereken, sağlık hizmeti sunumunda tüketimi özendirmenin geldiği noktadır. Acil servislere bu kadar yoğun başvurunun sebebi nedir? Toplumumuz niçin bu kadar çok hastalanıyor veya sağlık kurumuna başvuruyor?

Birinci basamak koruyucu sağlık hizmetleri yerine tedavi edici sağlık hizmetlerini ön plana çıkartan sağlık sisteminin, kışkırtılmış sağlık tüketimi karşısında çözüm üretmesi beklenmektedir. Bu beklenti nedeniyle, sorunun kaynağına inerek çözüm üretmek yerine günübirlik çözümlerle kamuoyunun ilgisi farklı bir yöne çekilmektedir. 

Dünyanın en büyük hastanelerini, en modern sağlık teknolojilerini, en fazla sağlık personelini elinizde bulundursanız bile;  hiç bir sağlık organizasyonunun, sürekli hastalanan ve sağlık kurumuna başvurmaya özendirilen 80 milyonluk bir nüfus karşısında ayakta kalması mümkün değildir.  

Kışkırtılmış sağlık tüketimi, yer ve zaman kavramı olmaksızın sağlık kuruluşuna başvurma arzusunu körüklemektedir. Acil servis kavramı, gerçek anlamından koparılmıştır. Acil servisler, gündüz sağlık kuruluşuna başvur(a)mayanların uğrak yeri haline gelmiştir. 

Sağlık otoritesinin birincil görevi, acil servislerin varlık sebeplerini topluma doğru şekilde anlatmak ve toplumun acil servise gereksiz başvurusunun önüne geçecek idari önlemleri almaktır.

Sağlık Bakanlığı’nın son genelgesi, acillerde yoğunluk yaratan acil olmayan hastalara, gece saatlerinde de hizmet vererek sorunu çözmeyi amaçlamaktaysa da, bu uygulamanın sorunları katlaması ve sağlık kuruluşlarına başvuruları daha da kışkırtması kaçınılmazdır.

Bu uygulamaya hasta açısından bakmak gerekirse, uzatılmış poliklinik saatlerinin hastalara yararlı olma olasılığı son derece düşüktür. Acil servisler, fiziksel, teknik ve personel altyapısı ile acil hastaların gereksinimlerini karşılamak üzere kurgulanmış birimlerdir.  Acil olmayan hastaların başvurularını karşılamak için açılacak “yeşil alan” polikliniklerinde, hastalar, gündüz polikliniklerde yapılan işlemlerin yapılmasını isteyecektir. Hiçbir sağlık kurumu, acil hizmetler dışında, mesai saatlerinde yapılan rutin işlemleri mesai dışında da devam ettirmek için kurgulanmamıştır. Acil servise başvuran yeşil alan hastalarının işlemlerinin  bitirilememesi nedeniyle, hasta ve yakınlarında birikecek öfkenin hekimlere ve sağlık çalışanlarına yöneleceği açıktır. 

Acil servis hizmetleri, nöbet yöntemiyle yürütülmekte olan hizmetlerdir. Acil servislerin niteliğine göre hekim ve ilgili daldaki uzman hekimlerin katılımı ile nöbet planlamaları yapılmaktadır. Bu nöbet planlaması, gerçekten acil hastaların gereksinimini karşılamak için yeterlidir.

Acil servislere yığılmanın önüne geçmek adına ek hekim görevlendirmesi yapılması, ağır iş yükü altında ezilen hekimlerin daha fazla çalışmaya zorlanması, dinlenme haklarının ihlal edilmesi sonucunu doğuracaktır. Gece saatleri ve tatil günlerinde çalıştırılacak hekimlerin aile bütünlüğünün bozulması da kaçınılmazdır. Mesai dışı çalışmaktan kaynaklanan biyoritm bozuklukları sonucu mutsuz olan bir hekimin hastasını mutlu etmesi zorlaşacaktır.

Mesai dışı poliklinik uygulamasına zorlanan hekimlerin ertesi gün dinlenme haklarının olup olmayacağı, çalışmaya devam edip etmeyeceği, çalışmalarının karşılığının ne şekilde ücretlendirileceği de belirsizdir.  Hekimler ve diğer sağlık çalışanları yeni bir angarya ile karşı karşıyadır.   

 

Sağlık Bakanlığı’nı uyarmak istiyoruz!

Acillerdeki yoğunluğun giderilmesi amacıyla yapılan düzenlemenin tam tersine başka karmaşalara ve yoğunluklara yol açması söz konusu olacaktır. Bu durumun ise sağlıkta şiddeti ve acil servise başvuruları patlatması kaçınılmaz bir olumsuzluk olarak  karşımıza çıkacaktır. 

Öngörülen çözüm görünümlü uygulamaların sorunun parçası olmasından kaçınılmalıdır! Karmaşa ve yoğunluğu gidermeyi amaçlarken yeni karmaşa ve yoğunluklara yol açmaktan uzak durulmalıdır!

Tersi durumda yaşanacak olumsuzluklardan söz konusu uygulamayı yeterince inceleyip, tarafların görüşlerini almadan yaşama geçiren Sağlık Bakanlığı yetkilileri sorumlu olacaktır.

Sağlık sisteminde, her türlü uygulamada, kalite ve güvenlik stratejileri belirlenirken bu zincirin önemli bir halkası olan hekimlerin görüşleri ve bilim insanlarının değerlendirmeleri dikkate alınmalıdır."

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Bakan Uraloğlu: 15 Temmuz, 40 yıllık sızmanın bir gecede bozguna uğratıldığı tarihi bir destandır
Bakan Uraloğlu: 15 Temmuz, 40 yıllık sızmanın bir gecede bozguna uğratıldığı tarihi bir destandır
Çorum'da 15 Temmuz Anma Çadırı Açıldı
Çorum'da 15 Temmuz Anma Çadırı Açıldı
FETÖ'nün sözde 'köyler abisi' çamaşır makinesinin arkasından çıktı
FETÖ'nün sözde 'köyler abisi' çamaşır makinesinin arkasından çıktı
Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti davası 7 Ekim'e ertelendi
Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti davası 7 Ekim'e ertelendi
Son Haberler
Bakan Uraloğlu: 15 Temmuz, 40 yıllık sızmanın bir gecede bozguna uğratıldığı tarihi bir destandır
Bakan Uraloğlu: 15 Temmuz, 40 yıllık sızmanın bir gecede bozguna...
Çorum'da 15 Temmuz Anma Çadırı Açıldı
Çorum'da 15 Temmuz Anma Çadırı Açıldı
FETÖ'nün sözde 'köyler abisi' çamaşır makinesinin arkasından çıktı
FETÖ'nün sözde 'köyler abisi' çamaşır makinesinin arkasından çıktı
Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti davası 7 Ekim'e ertelendi
Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti davası 7 Ekim'e ertelendi
Şişeleri toplayıp makinenin başına giden eli boş dönüyor: Sadece 13 tanesini aldı
Şişeleri toplayıp makinenin başına giden eli boş dönüyor: Sadece...
Doğalgaz faturaları yüzde 35 düşecek
Doğalgaz faturaları yüzde 35 düşecek

Ana Sayfa
Röportajlar
Gündem
Genel
Ekonomi
Politika
Dünya
Yerel
YAZARLAR
Spor
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Eğitim
Asayiş
Çevre
Köşe Yazarları
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Spor
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz. Egeningazetesi / Egenin gazetesi

Yazılım: Tumeva Bilişim