Türkiye’de milliyetçi olmak mesele değildir; asıl meziyet, milli olabilmek ve milli kalabilmektir. Türk siyasi ve toplumsal düşünce yapısındaki esas derin ve köklü sorun tam da bu ayrımdadır.Milli kalabilenler, kültürel ve ekonomik asimilasyona karşı direnç gösterebilenlerdir. Dünyayı iyi analiz edebilen, ancak taklitçilikten kaçınıp, kendi değerlerinden beslenen bir dünya görüşüne sahip; sanayide, teknolojide ve kültürel üretimde katma değer yaratabilenlerdir.Milliyetçilik ise bir hissiyat olarak Türkiye’de yaygındır ve bu bir sorun teşkil etmez, ancak söylemden eyleme geçemeyen milliyetçiliğin sonucu milli kalabilmenin önündeki en büyük engeldir.Nitekim toplumsal kalkınma ve milli beka tartışmalarındaki temel mesele, kaynak yönetiminden ziyade zihin yönetimidir. Bir toplumda nitelik kazanmış bireylerin emeği, bilimsel disiplinle birleştiğinde o ülkenin milli bir güce dönüşmemesi için hiçbir sebep yoktur. Fakat düşünme yetisini zayıflatmış, kültürel erozyona uğramış toplumlar; ne kadar dış kaynak ve sermaye aktarılırsa aktarılsın, millileşme sorunu yaşamaya devam eder.Türkiye Cumhuriyeti, Yüce Türk milletinin, imkansızlıklar içinde ve “Şikayetle cesaret aynı zihinde bulunmaz” şiarıyla yürüttüğü milli mücadelede, milli kalma iradesinin, askeri ve stratejik deha ile birleşmesi sonucunda kutlu bir zafer elde ederek kurulmuştu. Bugün ise gördüğümüz üzere, toplumun zihinsel tıkanıklıktan muzdarip olarak şikayet kültürünü benimsemiş ve çözüm üretme iradesini yitirmiştir.21. yüzyılda milli kalabilmek, yalnızca sınırları korumak değil; veriyi, toplumsal yapıyı ve zihinsel bağımsızlığı da koruyabilmeyi gerektirir. Ekonomik bozulmalar döngüseldir; ancak bir toplum zihinsel tahribata uğramışsa, millilik zamanla folklorik bir unsura dönüşme riski taşır.Bu nedenle milli ekonominin, sosyal, beşeri ve idari bilimlerin, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesine uygun olarak ve milli benliğin korunarak yeniden inşa edilmesi gerekmektedir. Türkiye’nin gelecekte soft-power (yumuşak güç) kapasitesini arttırmasının tek anahtarı budur.Bu dilek ve düşüncelerle, başta ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Türkiye’de her alanda milliliği hedeflemiş ve tatbik etmiş tüm liderleri saygıyla ve sevgiyle anıyorum. İ.Aybars AKSOY28.Dönem İzmir Milletvekili Adayı/Uluslararası İlişkiler Uzmanı30.4.2026
Genel
Yayınlanma: 30 Nisan 2026 - 21:00
Güncelleme: 30 Nisan 2026 - 21:04
Kaynak Değil, Zihin Meselesi: Bir Yenilenme Çağrısı
Genel
30 Nisan 2026 - 21:00
Güncelleme: 30 Nisan 2026 - 21:04
İlginizi Çekebilir






