(Editör - Ece İçmez) Koruyucu Aile Olma Yolunda Bizi Neler Bekler paneli, Konak Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Avukat Aydan Ersezen moderatörlüğünde Türkan Saylan Kültür Merkezi Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi.Panele Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Koruyucu Aile Şube Müdürü Hasan Özdemir, Konak Kent Konseyi Başkanı Hamit Mumcu, sosyal medya grubu Kadınsal Hareketler Bunlar Kurucu Başkanı Filiz Akın, Koruyucu Aileler Yardımlaşma ve Yaygınlaştırma Derneği Başkanı Rukiye Urgancı ile koruyucu aileler katıldı. 


Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Koruyucu Aile Şube Müdürü Hasan Özdemir, günümüzde ülke genelindeki yuvalarda toplu bakım ünitelerinin olmadığına dikkat çekerek, korunmaya ihtiyaç duyan çocukların ev modeli yuvalarda bakıldığını kaydetti. İzmir'in Karşıyaka ilçesinde korumaya alınan 201 çocuk bulunduğunu kaydeden Özdemir, "Eskiden askeri kışlalardaki gibi 15-20 çocuğun kaldığı ranzalı yuvalar vardı. Biz bunu 2005 yılından itibaren terk ettik. Toplu bakım ünitesi Türkiye'nin tamamında kalmadı. Yuva diye bildiğiniz yer aslında içinde daireleri olan bir birim. İzmir'de 2 bin 500'ün üzerinde çocuk ise ekonomik destek verilerek annelerinin yanında kalıyor. Kimsesiz diye bilinen çocuklar kuruma verilirken bütün işlemler anne üzerinden yapılır. Yüzde 50'sinin velayetini devlet alıyor" dedi.



AİLE ÇOCUK EŞLEŞMESİ
İzmir'de 410 çocuğun koruyucu ailenin yanında kaldığını anlatan Özdemir, 270 koruyucu aileden bazılarının 2 ya da 3 çocuğa koruyuculuk yaptığını kaydetti. Özdemir, İstanbul'daki koruyucu aileye sahip çocuk sayısının ise 500 olduğunu kaydetti. Özdemir, farkındalığın artması için tüm sivil toplum kuruluşlarından destek beklediklerini söyleyerek, "Aileler gerçekten sahiplenmek ve kaybetmemek için çocuğun kimsesiz olmasını istiyorlar. Ama koruyucu ailelikte çocukların kendi öz aileleri var. Koruyucu ailede uygun çocuğa uygun aile eşleştirmesi yapılıyor. İzmir'de 67 engelli çocuğa bakan koruyucu ailemiz var. 4'ü ise yatalak çocuğa bakıyor. Sivil toplum kuruluşları da koruyucu ailelik kavramını proje bazında değil sürekli olarak işlesinler. Üstleneceğiniz hiçbir rol belli sorumlulukları yerine getirmek için olmasın" dedi.
SAĞLIKLI ANNE BABA FİGÜRÜ
İzmir Valiliği Karşıyaka Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü'nün birkaç ay sonra yıkılacağını ve yerine aynı bahçe içerisinde ev modeli bir bakım yeri yapılacağını ifade eden Hasan Özdemir, çeşitli semtlerde kiralanan 51 dairenin bulunduğunu dile getirerek, her bir dairede 6 çocuğa bakıldığını kaydetti. Bu çocukların bakıcı annesi, sosyal hizmet uzmanı ile birlikte ev ortamında yaşadığını anlatan Özdemir, koruyucu ailenin bulunması ve çocuklarla eşleştirilme süreciyle ilgili şu bilgileri verdi:
"Gelen çocukların çeşitli kategorileri var. Çocuğun geliş nedenine bakıyoruz. İhmal, istismar yada şiddet nedeniyle gelenler var. Çocukların yararlanacağı hizmet modeli belirlenir. Çocuk evinde mi kalacak, sevgi evine mi, koruyucu aileye mi gidecek, evlat mı edinilecek, tedavisine devam mı edeceğiz bunlara karar veririz. Ağır ruhsal sorunlar yaşayan çocuklar için tedavi süreci devam eder. Koruyucu ailede sıraya girmek diye birşey yok. Sadece sağlıklı aile ilişkilerine sahip bir aile arıyoruz. Amacımız çocuğu, onu istismar eden ebeveynden sıyırıp sağlıklı anne baba figürüyle buluşturabilmek. Koruyucu aile modeli geçici bir modeldir. Ailelerle koruyucu aile sözleşmesi yapıyoruz. Çocuğun ruh sağlığını korumayı amaçlıyoruz. Çocuk öz ailesiyle de belirli aralıklarla görüşüyor.

KORUYUCU AİLE NEDİR?
Koruyucu aile hizmeti, herhangi bir sebepten ötürü biyolojik ailesinin yanında kalması mümkün olmayan çocukların, uzun veya kısa süreli olarak, ücretli veya gönüllü statüde, devlet denetiminde, aileler tarafından kendi aile ortamlarında bakılması ve yetiştirilmesidir. Her çocuk için en sağlıklı ortam kendi biyolojik ailesinin yanıdır. Ancak çeşitli sosyal ve ekonomik zorluklarla zayıflayan ve dağılan aileler, ya da zihinsel, bedensel, psikolojik sorunları nedeniyle aile bütünlüğünü sağlayamayan aileler çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayamaz, onlara bakamaz hale gelebilmektedirler. Bazı çocuklar ise biyolojik aileleri tarafından ihmal ve istismara uğramakta olup, sağlıklı gelişimi acısından biyolojik aileden uzaklaştırılması acil önem teşkil etmektedir. Hangi gerekçe ile olursa olsun ailesinden ayrılarak kurum bakımı altına alınmış olan çocuklara verilebilecek en iyi hizmet, onun kendi ailesinin yanında bakımının sağlanabilmesi için gerekli koşullar sağlanana kadar başka bir aile yanında bakımlarının sağlanmasıdır. Çocuklar ancak düzenli olarak ihtiyaçlarının karşılandığı, korunup sevildikleri ve bağlanabildikleri yetişkinler aracılığı ile aile ortamı içerisinde yaşadıkları travmaları atlatabilmekte ve sağlıklı olarak gelişebilmektedir. KİMLER KORUYUCU AİLE OLABİLİR?
Ülkemizde TC vatandaşı olup sürekli olarak Türkiye’de ikamet eden, 25-65 yaş aralığında bulunan, en az ilkokul mezunu, düzenli geliri bulunan, evli/bekâr veya çocuklu/çocuksuz herkes (çocuğun biyolojik anne-babası ya da vasisi dışındaki kişiler) koruyucu aile olabilmektedir.Akrabaların koruyucu aile olmak istemesi halinde yapılacak sosyal inceleme sonucuna göre yaş ve eğitim koşulları değerlendirilmektedir.Bekar kişilerin başvurularında, 30 yaşını doldurmuş olmaları ve yerleştirilecek çocuğa ebeveynin yokluğunu hissettirmeyecek akraba ilişkilerine sahip olmasına önem verilmektedir.






Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Koruyucu Aile Şube Müdürü Hasan Özdemir, günümüzde ülke genelindeki yuvalarda toplu bakım ünitelerinin olmadığına dikkat çekerek, korunmaya ihtiyaç duyan çocukların ev modeli yuvalarda bakıldığını kaydetti. İzmir'in Karşıyaka ilçesinde korumaya alınan 201 çocuk bulunduğunu kaydeden Özdemir, "Eskiden askeri kışlalardaki gibi 15-20 çocuğun kaldığı ranzalı yuvalar vardı. Biz bunu 2005 yılından itibaren terk ettik. Toplu bakım ünitesi Türkiye'nin tamamında kalmadı. Yuva diye bildiğiniz yer aslında içinde daireleri olan bir birim. İzmir'de 2 bin 500'ün üzerinde çocuk ise ekonomik destek verilerek annelerinin yanında kalıyor. Kimsesiz diye bilinen çocuklar kuruma verilirken bütün işlemler anne üzerinden yapılır. Yüzde 50'sinin velayetini devlet alıyor" dedi.



AİLE ÇOCUK EŞLEŞMESİİzmir'de 410 çocuğun koruyucu ailenin yanında kaldığını anlatan Özdemir, 270 koruyucu aileden bazılarının 2 ya da 3 çocuğa koruyuculuk yaptığını kaydetti. Özdemir, İstanbul'daki koruyucu aileye sahip çocuk sayısının ise 500 olduğunu kaydetti. Özdemir, farkındalığın artması için tüm sivil toplum kuruluşlarından destek beklediklerini söyleyerek, "Aileler gerçekten sahiplenmek ve kaybetmemek için çocuğun kimsesiz olmasını istiyorlar. Ama koruyucu ailelikte çocukların kendi öz aileleri var. Koruyucu ailede uygun çocuğa uygun aile eşleştirmesi yapılıyor. İzmir'de 67 engelli çocuğa bakan koruyucu ailemiz var. 4'ü ise yatalak çocuğa bakıyor. Sivil toplum kuruluşları da koruyucu ailelik kavramını proje bazında değil sürekli olarak işlesinler. Üstleneceğiniz hiçbir rol belli sorumlulukları yerine getirmek için olmasın" dedi.
SAĞLIKLI ANNE BABA FİGÜRÜİzmir Valiliği Karşıyaka Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü'nün birkaç ay sonra yıkılacağını ve yerine aynı bahçe içerisinde ev modeli bir bakım yeri yapılacağını ifade eden Hasan Özdemir, çeşitli semtlerde kiralanan 51 dairenin bulunduğunu dile getirerek, her bir dairede 6 çocuğa bakıldığını kaydetti. Bu çocukların bakıcı annesi, sosyal hizmet uzmanı ile birlikte ev ortamında yaşadığını anlatan Özdemir, koruyucu ailenin bulunması ve çocuklarla eşleştirilme süreciyle ilgili şu bilgileri verdi:
"Gelen çocukların çeşitli kategorileri var. Çocuğun geliş nedenine bakıyoruz. İhmal, istismar yada şiddet nedeniyle gelenler var. Çocukların yararlanacağı hizmet modeli belirlenir. Çocuk evinde mi kalacak, sevgi evine mi, koruyucu aileye mi gidecek, evlat mı edinilecek, tedavisine devam mı edeceğiz bunlara karar veririz. Ağır ruhsal sorunlar yaşayan çocuklar için tedavi süreci devam eder. Koruyucu ailede sıraya girmek diye birşey yok. Sadece sağlıklı aile ilişkilerine sahip bir aile arıyoruz. Amacımız çocuğu, onu istismar eden ebeveynden sıyırıp sağlıklı anne baba figürüyle buluşturabilmek. Koruyucu aile modeli geçici bir modeldir. Ailelerle koruyucu aile sözleşmesi yapıyoruz. Çocuğun ruh sağlığını korumayı amaçlıyoruz. Çocuk öz ailesiyle de belirli aralıklarla görüşüyor.


KORUYUCU AİLE NEDİR?Koruyucu aile hizmeti, herhangi bir sebepten ötürü biyolojik ailesinin yanında kalması mümkün olmayan çocukların, uzun veya kısa süreli olarak, ücretli veya gönüllü statüde, devlet denetiminde, aileler tarafından kendi aile ortamlarında bakılması ve yetiştirilmesidir. Her çocuk için en sağlıklı ortam kendi biyolojik ailesinin yanıdır. Ancak çeşitli sosyal ve ekonomik zorluklarla zayıflayan ve dağılan aileler, ya da zihinsel, bedensel, psikolojik sorunları nedeniyle aile bütünlüğünü sağlayamayan aileler çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayamaz, onlara bakamaz hale gelebilmektedirler. Bazı çocuklar ise biyolojik aileleri tarafından ihmal ve istismara uğramakta olup, sağlıklı gelişimi acısından biyolojik aileden uzaklaştırılması acil önem teşkil etmektedir. Hangi gerekçe ile olursa olsun ailesinden ayrılarak kurum bakımı altına alınmış olan çocuklara verilebilecek en iyi hizmet, onun kendi ailesinin yanında bakımının sağlanabilmesi için gerekli koşullar sağlanana kadar başka bir aile yanında bakımlarının sağlanmasıdır. Çocuklar ancak düzenli olarak ihtiyaçlarının karşılandığı, korunup sevildikleri ve bağlanabildikleri yetişkinler aracılığı ile aile ortamı içerisinde yaşadıkları travmaları atlatabilmekte ve sağlıklı olarak gelişebilmektedir. KİMLER KORUYUCU AİLE OLABİLİR?
Ülkemizde TC vatandaşı olup sürekli olarak Türkiye’de ikamet eden, 25-65 yaş aralığında bulunan, en az ilkokul mezunu, düzenli geliri bulunan, evli/bekâr veya çocuklu/çocuksuz herkes (çocuğun biyolojik anne-babası ya da vasisi dışındaki kişiler) koruyucu aile olabilmektedir.Akrabaların koruyucu aile olmak istemesi halinde yapılacak sosyal inceleme sonucuna göre yaş ve eğitim koşulları değerlendirilmektedir.Bekar kişilerin başvurularında, 30 yaşını doldurmuş olmaları ve yerleştirilecek çocuğa ebeveynin yokluğunu hissettirmeyecek akraba ilişkilerine sahip olmasına önem verilmektedir.









