İşte Zarrab'tan 17 Aralık süreci ve sonrası için çarpıcı açıklamalar...
Eski Halkbank Uluslararası Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın, ABD’nin İran yaptırımlarının ihlal edilmesiyle suçlandığı davada tanık olmayı kabul eden Türk ve İranlı iş adamı Reza Zarrab, (Rıza Sarraf) New York’ta devam eden mahkemede ifade vermeye devam ediyor. Zarrab dünkü duruşmada savcının, 17 Aralık operasyonu ve sonrası için sorduğu sorulara yanıt verdi. Zarrab, 40 gün tutuklu kaldığı 17 Aralık soruşturmasının ardından da Halkbank yetkilileri ile bir araya gelerek “Ticaretine devam etme çalışması yaptığını” iddia etti. Yani iddiasına göre; Zarrab, 17 Aralık sonrasında da Halkbank ile olan ilişkisini sürdürmüş.
17 Aralık 2013 tarihinde gözaltına alınan ve ilerleyen süreçte tutuklanan Zarrab, 28 Şubat 2014 günü ise serbest bırakılmıştı.
17 Aralık 2013 tarihinde gözaltına alınan ve ilerleyen süreçte tutuklanan Zarrab, 28 Şubat 2014 günü ise serbest bırakılmıştı.
Zarrab ile savcı arasında şu konuşma geçti:
Soru: 17 Aralık 2013’te ne oldu?
Yanıt: Gözaltına alındım.
Soru: Kim sizi gözaltına aldı? Türkiye mali şube birimi mi? Türk kolluk güçleri mi?
Yanıt: Evet efendim…
Soru: Hapse girdiniz mi?
Yanıt: Daha sonra tutuklandım ve cezaevine konuldum.
Soru: Serbest bırakıldınız mı?
Yanıt: Evet.
Soru: Nasıl oldu bu serbest bırakılma?
Yanıt: Avukatlarım geldi görüştük serbest kaldım.
Soru: Serbest kalmak için ödeme yaptınız mı?
Yanıt: Yaptım efendim.
Soru: Rüşvet miydi?
Yanıt: Kısmen.
Soru: Serbest kaldıktan sonra işinize tekrar geri döndünüz mü?
Yanıt: Evet efendim.
Soru: Bunun için neler yaptınız?
Yanıt: Tekrar Halkbank ile görüştüm.
Soru: Bunu biraz anlatır mısınız?
Yanıt: Serbest kaldıktan belli bir süre sonra yeniden ticarete başlamak için Halkbank’la görüştüm.
Soru: Kiminle görüştünüz?
Yanıt: Halkbank Genel Müdürü ile.
Soru: Kimdi o?
Yanıt: Sayın Ali Fuat Taşkınoğlu. (Süleyman Aslan’dan sonra göreve gelen Ali Fuat Taşkesenlioğlu’nu kasttettiği sanılıyor)
Soru: Süleyman Aslan’a ne oldu?
Yanıt: 17 Aralık soruşturmasından sonra biz cezaevindeyken Halkbank Genel Müdürü değiştirildi. O dönem Aslan da cezaevindeydi.Soru:Taşkınoğlu ile (Taşkesenlioğlu ile) ne görüştünüz?Yanıt: Tekrar ticareti eski sistemle devam ettirmek istedim. Şubeden birkaç kişinin de bulunduğu genel müdürlük binasında bir toplantı yapıldı. Yani, sayın genel müdür beni bir başka kattaki dış işlemler birimine gönderdi.Soru: O toplantıda kimler vardı?Yanıt: Şubedeki birkaç kişiyle Hakan Aydoğan vardı?Soru: Levent Balkan var mıydı?Yanıt: Levent Balkan o dönem Halkbank’ta değildi.Soru: Ne konuştunuz?Yanıt: Ticaretin devamı için bankaya ihtiyaç olan evrak ve dokümantasyonu görüştük.Soru: Ne dokümantasyonu?Yanıt: Öyle bir listeydi ki hatırlamıyorum bile.Soru: O listede sizi endişelendirecek bir şey var mıydı?Yanıt: Mesela akrediteyle ticareti yapmamızı istiyorlardı. Ve birçok başka evrak da istediler.Soru: Sonrasında ne oldu?Yanıt: Bankadan ayrıldım. Tekrar sayın genel müdür ile görüştüm. İbraz edemeyeceğim belgeler konusunda kendisine bilgi verdim.
Soru: Ne dediniz?
Yanıt: ‘Akredite olmaz’ dedim. Mevcut, daha önce temin etmiş olduğum dokümantasyon sistemi ile yapabileceğimi söyledim?
Soru: Genel müdür ne dedi?
Yanıt: ‘Bakım döneceğim’ dedi.
(Burada duruşmaya öğle arası verildi)ran asıllı Türk Reza Zarrab, baş sanıkken, savcılıkla ‘itiraf’ pazarlığı yaparak tanık olduğu davada dördüncü kez ifade verdi. Eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın tutuklu tek sanık olarak yargılandığı davanın dünkü duruşması bir jüri üyesinin geç kalması nedeniyle yaklaşık 40 dakika geç başladı. Zarrab mahkemeye koyu renk spor bir ceket ve beyaz gömlekle geldi. İşte 28 Kasım’da başlayan jürili yargılamanın dünkü oturumunda yaşanan dikkat çekici gelişmeler...SÜLEYMAN ASLAN’DAN UYARI İDDİASIEski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın Zarrab’a attığı bir mesaj mahkemede okundu. Buna göre; Aslan, “Bu miktarlar gıda ihracatı için uygun olmayabilir” diyor. Savcı ise bu ifadeden ne anladığını sordu. Zarrab da Aslan’ın “İran’dan transfer edilecek miktar çok büyük olduğu için bunun gıda ticaretiyle açıklanamayacağını anlatmak istediğini” söyledi.HAYALİ İHRACATTA İKİ HATAZarrab, hayali gıda ticaretiyle ilgili iki belgede hata yapıldığını ifade etti. İlk hatanın gönderilmiş gibi gösterilen malın miktarının fazla görünmesi olduğunu anlattı. İkincisinin ise buğday ticaretine ilişkin ihracat belgelerinde çıkış noktasının buğday yetiştirilmeyen Dubai olarak gösterilmesi olduğunu söyledi.HALKBANK’A YÜZDE 1 KOMİSYONTutuklu sanık Atilla ile görüşmeleri hakkında bilgi verdi. Atilla’nın gıda ticaretinin inandırıcı görünmesi konusunda taşıdığı endişeleri kendisine ilettiğini söyledi. Atilla’nın “Sadece 14 ton taşıyabilen bir gemide 25 ton bulunduğu yazılmamalı” dediğini ve “belgelerin daha dikkatli hazırlanması gerektiğini söylediğini” öne sürdü.Altın ve gıda ticareti için Halkbank’a verdiği komisyonlardan bahsederken, “Ödediğim en yüksek komisyon miktarı yüzde 1’di” dedi.
serbest kalışını anlattıSavcı Yardımcısı Sidhardha Kamaraju’nun “17 Aralık’ta ne oldu” sorusunu, “Gözaltına alındım, tutuklandım ve cezaevine gönderildim, sonra serbest bırakıldım” diye yanıtladı. “Serbest kalmayı nasıl başardınız” sorusuna ise “Avukatlarım geldi, görüştük, serbest kaldım” karşılığını verdi. “Serbest kalmak için ödeme yaptınız mı” sorusunu “Evet”, “Bu ödeme rüşvet miydi?” sorusunu ise “Kısmen” diye yanıtladı. Savcılık, Zarrab’ın kime rüşvet verdiğini sormadı.ESKİ YÖNTEMLE DEVAMHapisten çıktıktan sonra Halkbank’la tekrar görüştüğünü söyledi: “Ali Fuat Taşkesenlioğlu’yla temasa geçtim. Aslan, 17 Aralık soruşturmasında cezaevindeydi, genel müdür değişmişti. Taşkesenlioğlu’yla İran ticaretine devam etmek istedim. Bankadan yetkililer de vardı.”17 Aralık operasyonundan sonra hiçbir Halkbank yetkilisine rüşvet vermediğini söyledi. “Dönemin Halkbank Genel Müdürü Taşkesenlioğlu’na rüşvet teklif etmedim, o da benden böyle bir şey istemedi. Ticarete eski yöntemle devam ettim. Altın ve gıdayla” dedi.ATİLLA’NIN AVUKATLARINDAN KRİTİK İTİRAZHakan Atilla’nın avukatları, Hâkim Richard Berman’a bir mektup göndererek, savcılığın Atilla lehine olan delilleri sakladığını ve bu nedenle müvekillerinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini savundu. Söz konusu delil, Zarrab’ın ABD’de cezaevinde bulunduğu dönemde yaptığı bir telefon görüşmesini içeriyor. 15 Eylül 2016’da Ahad adlı kişiyle gerçekleştirdiği görüşmenin dökümünden Zarrab’ın, “cezaevinden çıkmak ya da cezasını hafifletmek için yalan söylemesi” ve “işlemediği bir suç hakkında itirafta bulunması gerektiğinin” farkında olduğu görülüyor.Atilla’nın avukatları mektupta, “Zarrab, hafifletilmiş bir ceza almak için aslı astarı olmayan tanıklık yapma konusundaki niyetini açık ediyor” ifadesine yer verdi. Avukatlar, söz konusu delilin mahkemenin talimatı olan 28 Kasım’a kadar sunulmadığını, geçen cumartesi iletildiğini ve bu nedenle savunmanın Atilla lehine olan bu bilgiyi “düzgün ve etkili bir biçimde” davada kullanamadığını belirtti. Öte yandan, Ahad’ın kimliğine ilişkin bir açıklama yapılmadı. Ancak Zarrab’ın avukatı, dostu ya da danışmanı olabileceği düşünülüyor.Sözcü-Hürriyet
Eski Halkbank Uluslararası Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın, ABD’nin İran yaptırımlarının ihlal edilmesiyle suçlandığı davada tanık olmayı kabul eden Türk ve İranlı iş adamı Reza Zarrab, (Rıza Sarraf) New York’ta devam eden mahkemede ifade vermeye devam ediyor. Zarrab dünkü duruşmada savcının, 17 Aralık operasyonu ve sonrası için sorduğu sorulara yanıt verdi. Zarrab, 40 gün tutuklu kaldığı 17 Aralık soruşturmasının ardından da Halkbank yetkilileri ile bir araya gelerek “Ticaretine devam etme çalışması yaptığını” iddia etti. Yani iddiasına göre; Zarrab, 17 Aralık sonrasında da Halkbank ile olan ilişkisini sürdürmüş.
17 Aralık 2013 tarihinde gözaltına alınan ve ilerleyen süreçte tutuklanan Zarrab, 28 Şubat 2014 günü ise serbest bırakılmıştı.
17 Aralık 2013 tarihinde gözaltına alınan ve ilerleyen süreçte tutuklanan Zarrab, 28 Şubat 2014 günü ise serbest bırakılmıştı.
Zarrab ile savcı arasında şu konuşma geçti:
Soru: 17 Aralık 2013’te ne oldu?
Yanıt: Gözaltına alındım.
Soru: Kim sizi gözaltına aldı? Türkiye mali şube birimi mi? Türk kolluk güçleri mi?
Yanıt: Evet efendim…
Soru: Hapse girdiniz mi?
Yanıt: Daha sonra tutuklandım ve cezaevine konuldum.
Soru: Serbest bırakıldınız mı?
Yanıt: Evet.
Soru: Nasıl oldu bu serbest bırakılma?
Yanıt: Avukatlarım geldi görüştük serbest kaldım.
Soru: Serbest kalmak için ödeme yaptınız mı?
Yanıt: Yaptım efendim.
Soru: Rüşvet miydi?
Yanıt: Kısmen.
Soru: Serbest kaldıktan sonra işinize tekrar geri döndünüz mü?
Yanıt: Evet efendim.
Soru: Bunun için neler yaptınız?
Yanıt: Tekrar Halkbank ile görüştüm.
Soru: Bunu biraz anlatır mısınız?
Yanıt: Serbest kaldıktan belli bir süre sonra yeniden ticarete başlamak için Halkbank’la görüştüm.
Soru: Kiminle görüştünüz?
Yanıt: Halkbank Genel Müdürü ile.
Soru: Kimdi o?
Yanıt: Sayın Ali Fuat Taşkınoğlu. (Süleyman Aslan’dan sonra göreve gelen Ali Fuat Taşkesenlioğlu’nu kasttettiği sanılıyor)
Soru: Süleyman Aslan’a ne oldu?
Yanıt: 17 Aralık soruşturmasından sonra biz cezaevindeyken Halkbank Genel Müdürü değiştirildi. O dönem Aslan da cezaevindeydi.Soru:Taşkınoğlu ile (Taşkesenlioğlu ile) ne görüştünüz?Yanıt: Tekrar ticareti eski sistemle devam ettirmek istedim. Şubeden birkaç kişinin de bulunduğu genel müdürlük binasında bir toplantı yapıldı. Yani, sayın genel müdür beni bir başka kattaki dış işlemler birimine gönderdi.Soru: O toplantıda kimler vardı?Yanıt: Şubedeki birkaç kişiyle Hakan Aydoğan vardı?Soru: Levent Balkan var mıydı?Yanıt: Levent Balkan o dönem Halkbank’ta değildi.Soru: Ne konuştunuz?Yanıt: Ticaretin devamı için bankaya ihtiyaç olan evrak ve dokümantasyonu görüştük.Soru: Ne dokümantasyonu?Yanıt: Öyle bir listeydi ki hatırlamıyorum bile.Soru: O listede sizi endişelendirecek bir şey var mıydı?Yanıt: Mesela akrediteyle ticareti yapmamızı istiyorlardı. Ve birçok başka evrak da istediler.Soru: Sonrasında ne oldu?Yanıt: Bankadan ayrıldım. Tekrar sayın genel müdür ile görüştüm. İbraz edemeyeceğim belgeler konusunda kendisine bilgi verdim.
Soru: Ne dediniz?
Yanıt: ‘Akredite olmaz’ dedim. Mevcut, daha önce temin etmiş olduğum dokümantasyon sistemi ile yapabileceğimi söyledim?
Soru: Genel müdür ne dedi?
Yanıt: ‘Bakım döneceğim’ dedi.
(Burada duruşmaya öğle arası verildi)ran asıllı Türk Reza Zarrab, baş sanıkken, savcılıkla ‘itiraf’ pazarlığı yaparak tanık olduğu davada dördüncü kez ifade verdi. Eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın tutuklu tek sanık olarak yargılandığı davanın dünkü duruşması bir jüri üyesinin geç kalması nedeniyle yaklaşık 40 dakika geç başladı. Zarrab mahkemeye koyu renk spor bir ceket ve beyaz gömlekle geldi. İşte 28 Kasım’da başlayan jürili yargılamanın dünkü oturumunda yaşanan dikkat çekici gelişmeler...SÜLEYMAN ASLAN’DAN UYARI İDDİASIEski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın Zarrab’a attığı bir mesaj mahkemede okundu. Buna göre; Aslan, “Bu miktarlar gıda ihracatı için uygun olmayabilir” diyor. Savcı ise bu ifadeden ne anladığını sordu. Zarrab da Aslan’ın “İran’dan transfer edilecek miktar çok büyük olduğu için bunun gıda ticaretiyle açıklanamayacağını anlatmak istediğini” söyledi.HAYALİ İHRACATTA İKİ HATAZarrab, hayali gıda ticaretiyle ilgili iki belgede hata yapıldığını ifade etti. İlk hatanın gönderilmiş gibi gösterilen malın miktarının fazla görünmesi olduğunu anlattı. İkincisinin ise buğday ticaretine ilişkin ihracat belgelerinde çıkış noktasının buğday yetiştirilmeyen Dubai olarak gösterilmesi olduğunu söyledi.HALKBANK’A YÜZDE 1 KOMİSYONTutuklu sanık Atilla ile görüşmeleri hakkında bilgi verdi. Atilla’nın gıda ticaretinin inandırıcı görünmesi konusunda taşıdığı endişeleri kendisine ilettiğini söyledi. Atilla’nın “Sadece 14 ton taşıyabilen bir gemide 25 ton bulunduğu yazılmamalı” dediğini ve “belgelerin daha dikkatli hazırlanması gerektiğini söylediğini” öne sürdü.Altın ve gıda ticareti için Halkbank’a verdiği komisyonlardan bahsederken, “Ödediğim en yüksek komisyon miktarı yüzde 1’di” dedi.
serbest kalışını anlattıSavcı Yardımcısı Sidhardha Kamaraju’nun “17 Aralık’ta ne oldu” sorusunu, “Gözaltına alındım, tutuklandım ve cezaevine gönderildim, sonra serbest bırakıldım” diye yanıtladı. “Serbest kalmayı nasıl başardınız” sorusuna ise “Avukatlarım geldi, görüştük, serbest kaldım” karşılığını verdi. “Serbest kalmak için ödeme yaptınız mı” sorusunu “Evet”, “Bu ödeme rüşvet miydi?” sorusunu ise “Kısmen” diye yanıtladı. Savcılık, Zarrab’ın kime rüşvet verdiğini sormadı.ESKİ YÖNTEMLE DEVAMHapisten çıktıktan sonra Halkbank’la tekrar görüştüğünü söyledi: “Ali Fuat Taşkesenlioğlu’yla temasa geçtim. Aslan, 17 Aralık soruşturmasında cezaevindeydi, genel müdür değişmişti. Taşkesenlioğlu’yla İran ticaretine devam etmek istedim. Bankadan yetkililer de vardı.”17 Aralık operasyonundan sonra hiçbir Halkbank yetkilisine rüşvet vermediğini söyledi. “Dönemin Halkbank Genel Müdürü Taşkesenlioğlu’na rüşvet teklif etmedim, o da benden böyle bir şey istemedi. Ticarete eski yöntemle devam ettim. Altın ve gıdayla” dedi.ATİLLA’NIN AVUKATLARINDAN KRİTİK İTİRAZHakan Atilla’nın avukatları, Hâkim Richard Berman’a bir mektup göndererek, savcılığın Atilla lehine olan delilleri sakladığını ve bu nedenle müvekillerinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini savundu. Söz konusu delil, Zarrab’ın ABD’de cezaevinde bulunduğu dönemde yaptığı bir telefon görüşmesini içeriyor. 15 Eylül 2016’da Ahad adlı kişiyle gerçekleştirdiği görüşmenin dökümünden Zarrab’ın, “cezaevinden çıkmak ya da cezasını hafifletmek için yalan söylemesi” ve “işlemediği bir suç hakkında itirafta bulunması gerektiğinin” farkında olduğu görülüyor.Atilla’nın avukatları mektupta, “Zarrab, hafifletilmiş bir ceza almak için aslı astarı olmayan tanıklık yapma konusundaki niyetini açık ediyor” ifadesine yer verdi. Avukatlar, söz konusu delilin mahkemenin talimatı olan 28 Kasım’a kadar sunulmadığını, geçen cumartesi iletildiğini ve bu nedenle savunmanın Atilla lehine olan bu bilgiyi “düzgün ve etkili bir biçimde” davada kullanamadığını belirtti. Öte yandan, Ahad’ın kimliğine ilişkin bir açıklama yapılmadı. Ancak Zarrab’ın avukatı, dostu ya da danışmanı olabileceği düşünülüyor.Sözcü-Hürriyet





